Tarihin bize anlattığı o parlak görünüşü bir kenara bırakalım. Karşımızda bronz heykelleri eritip top yapan, yapacağı işlerde “ilham yok” diyerek aylarca saklambaç oynayan, yazdıklarını gizlemek için şifreleyen ama sonunda kendi yazdığını bile okuyamayan bir adam var. Leonardo da Vinci’nin popüler kültürün tozlu raflarında saklanan, duyunca “yok artık” dedirten gerçek yüzü, tam anlamıyla bir kafa karışıklığı.
Normal bir insan gibi geceleri sekiz saat uyumak yerine, her dört saatte bir yirmi dakika uyuyarak günlerce ayakta kalmaya çalışırdı. Sürekli bir uykusuzluk ve yarı bilinç hâlinde çalışıyordu. Belki de büyük zekası ve yeteneği , bu sürekli uyku eksikliğiyle beslenen bir zihin bulanıklığından geliyordu.
Bu bulanıklık aynı zamanda derin bir paranoyayı da beraberinde getirdi. Solak olduğu için mürekkebi bulaştırmamak üzere tersten yazdığı söylenir; ancak gerçek çok daha garipti: Fikirlerini ve çizimlerini kimsenin çalmaması için notlarını tamamen şifrelemişti. O kadar çok şifrelemişti ki, bazen günlüklerini okumak için bile aynaya bakmak zorunda kalıyordu. Kendi yazdıklarına yabancılaşmış, kimseye güvenmeyen bir dahi...
İşin en eğlenceli ve garip yanı mizah anlayışıydı. İnsanlara mesafeli ve asosyal davranmasının altında çok absürt bir şaka kültürü vardı. Her zaman yanındakilere kurmalı mekanik oyuncaklar gösterirdi. Pazarlarda yanında, insanları şaşırtmak için içini gazla doldurup uçurduğu ejderhalar ve sahte kertenkeleler gezdirirdi.
Bugün herkes onu öncü bir mühendis olarak hatırlasa da, kağıt üzerindeki fikirleri gerçeklerle pek uyuşmuyordu. Çizdiği büyük savaş makineleri, tanklar ya da uçuş aletlerinin çoğu, fizik kurallarına göre çalışamazdı. Üstelik savaş aletleri tasarlamaktan nefret ettiğini söylese de, para kazanmak için dönemin en zengin düklerine mektup yazarak “Size surları darmadağın eden zehirli duman makineleri yapabilirim” demişti. Bu da onu bir hayli pragmatist biri yapıyordu.
Ezberlenen o sıkıcı hayat hikayelerini boş verin. Leonardo, beynindeki labirentlerde dolaşan fikirler arasında kaybolmuş, uyuyamayan, paranoyak ve bir o kadar da çılgın bir adam. Bence Leonardo, tarihin en eğlenceli anti‑kahramanı olmayı fazlasıyla hak ediyor.

Yorumlar
Yorum Gönder