Gençliğin o bitmek bilmeyen ivmesiyle, "ilerlemenin" her zaman ileriye, hep aynı çizgide ve hiç durmadan devam etmek olduğunu sanırız. Toplumun bize dayattığı o "asla vazgeçme, hep devam et" öğretisi, aslında bizi kendi hakikatimizden uzaklaştıran en büyük zincirdir. Oysa insanın kendi iç sesini duyması için bazen durması, hatta geriye dönmesi gerekir. Dönmek, geri gitmek değil; yanlış yöne sapmış bir rotayı yeniden hizalamaktır.
Jung der ki: "Kabul etmediğimiz hiçbir şeyi değiştiremeyiz." Bir yoldan dönmeyi "başarısızlık" olarak kodladığımızda, o yolu değiştiremeyiz. Çünkü başarısızlığı kabul etmek, egomuzun en büyük savaşıdır. Ancak o yolun artık ruhumuzu beslemediğini, aksine kuruttuğunu kabul ettiğimiz o ilk "itiraf anı", aslında özgürleşmenin başladığı yerdir.
Hata ile Yüzleşmek Bir yoldan dönmeyi, dış dünyanın gözünde "boşa giden bir emek" gibi görmek, insanın kendi içsel gerçeğine yaptığı en büyük haksızlıktır. Oysa emek, sadece bir hedefe ulaştığında değer kazanmaz; hedefin doğruluğunu sorgulama cesaretini gösterdiğinde de değerlidir. Bir tercih, başlangıçta doğru görünse bile, zamanla insanın varoluşuyla çelişebilir. İnsan, kendi değişimiyle eşzamanlı olarak tercihlerini de güncelleyebilmeli. Aksi halde kişi, geçmişte verdiği kararların esiri haline gelir.
Vazgeçmek, arkada bırakılanlar için duyulan bir hüzün değil; geleceğin inşası için yaratılan bir boşluktur. Yanlış bir yoldan dönmenin, ilerlemekten çok daha onurlu ve bilinçli bir eylem olduğunu anlamak, insanın olgunluk döneminin en değerli kazanımıdır.
İlerleme, sadece bir yöne doğru hızla gitmek değil, olması gereken yere varabilmektir. İnsan, kendi zihninde kurduğu yapının temellerinin artık taşıyıcı olmadığını fark ettiğinde, o yapıyı yıkıp yeniden başlama iradesini gösterebildiği noktada özgürleşir. Bazen en büyük yolculuk, başladığın noktaya dönüp, oradaki yanlışı düzeltmek değil; yeni bir noktadan, daha temiz bir zihinle başlamaktır.
Gerçek özgürlük, kişinin kendi yaşam mimarisini her an yeniden tasarlayabilme cesaretidir.

Yorumlar
Yorum Gönder