Sabah uyandınız, kahvenizi aldınız ve zihninizde dönüp duran o tanıdık seslerle güne başladınız: “O yarım kalan proje...”, “Henüz bitiremediğim o yazı...”, “Cevap vermeyi unuttuğum o mesaj...”
Neden zihnimiz, başarıyla tamamladığımız işlerden ziyade, hep yarım bıraktıklarımıza odaklanır? Neden o bitmeyen iş, zihnimizde bir çivi gibi asılı dururken, başarıyla sonuçlandırdığımız projeler birkaç gün içinde sisli bir anıya dönüşür?Bunun cevabı, 1920’lerde Bluma Zeigarnik tarafından keşfedilen Zeigarnik Etkisi’nde gizli.
Zihnin “Açık Sekmeleri”
Zeigarnik Etkisi, beynimizin tamamlanmamış görevleri “açık bir dosya” olarak kaydettiğini söyler. Bilgisayarınızda onlarca sekme açık olduğunda işlemci nasıl yavaşlarsa, zihnimizde de bitmemiş her iş, sürekli arka planda enerji harcayan bir “bilişsel yük” oluşturur.
Zeigarnik Etkisi, beynimizin tamamlanmamış görevleri “açık bir dosya” olarak kaydettiğini söyler. Bilgisayarınızda onlarca sekme açık olduğunda işlemci nasıl yavaşlarsa, zihnimizde de bitmemiş her iş, sürekli arka planda enerji harcayan bir “bilişsel yük” oluşturur.
İnsan zihni, belirsizlikten nefret eder. Bir işi tamamladığımızda zihin onu “arşivler” ve rahatlar. Ancak yarım bıraktığımızda, zihin o dosyayı kapatamadığı için sürekli “Buna geri dönmelisin!” sinyali gönderir.
Yaratıcılığın Gerilimi mi, Bir Hapishane mi?
Modern dünya bize her şeyi “bitirmemizi” ve “verimli olmamızı” emrediyor. Her şeyi bitirmek zorunda mıyız?
Bazen, yarım kalmışlık bir yetersizlik değil, bir yaratıcı gerilim kaynağıdır. Leonardo da Vinci’nin eserlerinin birçoğu bitmemiştir. Belki de o eserleri “tamamlamadığı” için zihni sürekli onlarla meşgul kalmış, gelişmeye devam etmiştir. Belki de bir işi mükemmel bir şekilde “bitirmek”, aslında ona veda etmek ve onu öldürmektir.
Kendi “Dosyalarınızı” Seçin
Yarın, zihninizdeki o gürültüyü biraz olsun dindirmek istiyorsanız, bir “dosya temizliği” yapın:
Kendi “Dosyalarınızı” Seçin
Yarın, zihninizdeki o gürültüyü biraz olsun dindirmek istiyorsanız, bir “dosya temizliği” yapın:
Tamamlanması gerekenleri seçin: Sizi gerçekten aşağı çeken, sadece erteleme suçluluğu yaratan “açık dosyaları” bitirin.
Bilinçli yarım bırakın: Bazı projelerin yarım kalması sorun değil. Eğer o dosya size ilham veriyorsa, onun “açık kalmasına” izin verin.
Kabullenin: Her gün her şeyi bitiremezsiniz. Zihninizin her zaman birkaç “açık sekmesi” olacaktır ve bu, insani bir durumdur.
Sizin zihninizde şu an “açık kalmış” en eski dosya hangisi? Onu kapatmaya mı çalışıyorsunuz, yoksa o dosyanın açık kalması sizi besliyor mu?
Sizin zihninizde şu an “açık kalmış” en eski dosya hangisi? Onu kapatmaya mı çalışıyorsunuz, yoksa o dosyanın açık kalması sizi besliyor mu?

Yorumlar
Yorum Gönder