II. Dünya Savaşı’nın sonuna yaklaşırken, Varşova haritadan neredeyse tamamen silindi. Şehrin tarihi merkezi, Alman işgalciler tarafından bilerek, taş üstünde taş bırakmayacak şekilde yerle bir edildi; binaların yüzde 85'i enkaz haline geldi. Savaş bittiğinde ortada sadece moloz yığınları ve hayalet bir şehir vardı.
Dünya bu yıkımın ardından Polonya'nın başkentinin başka bir yere taşınacağını ya da tamamen yok olacağını düşünüyordu. Fakat Varşovalılar pes etmedi.
Halk, ellerinde ne varsa eskiden kalma tablolar, mimari çizimler, hatta ressamların eski sokak manzaraları bir araya getirdi. Kanallarına kadar yıkılan tarihi Eski Şehir (Stare Miasto), sanki hiç o bomba yağmurları yaşanmamış gibi, orijinal planına sadık kalınarak tuğla tuğla yeniden inşa edildi. Hatta ünlü ressam Canaletto'nun 18. yüzyıldaki tablolarındaki detaylar bile bu restorasyonda kılavuz alındı.
Bugün Varşova'nın o renkli meydanına bakan biri, oranın yüzyıllardır hiç bozulmadan ayakta kaldığını sanır. Oysa o sokaklar, bir milletin hafızasını ve tarihini enkazdan geri çıkarma direnişinin eseridir. Tarih bazen sadece zaferleri değil, bir şehrin kendi küllerinden yeniden doğma iradesini de yazar.

Yorumlar
Yorum Gönder