Ovidius’un Metamorfozlar ’ında ölümsüzleşen İkarus efsanesi, genellikle İkarus’un kendi kibriyle gökyüzüne yükselmesi ve haddini bilmeyip denize çakılması olarak anlatılır. Oysa bu mit, günümüzde insanların sınırsız hırsı, "daha fazlası"na olan bitmek tükenmez isteği ve kendi başarısına olan kibrinin en çıplak, en acımasız anatomisidir. Hikayeyi hatırlayalım: Usta mimar Daedalus, Girit Kralı Minos tarafından oğluyla birlikte Labirent’e hapsedilmiştir. Kaçmak için tek bir yol vardır: Hava yolu. Daedalus, kuş tüylerini balmumuyla birbirine yapıştırarak insanlık için imkansız olanı başarır ve iki çift kanat üretir. Kaçış anı geldiğinde, oğlunu o meşhur uyarıyla uyarır: "İkarus, oğlum, orta yoldan uçmanı tavsiye ederim. Çok alçaktan uçarsan deniz suyu kanatlarını ağırlaştırır, çok yüksekten uçarsan güneşin sıcaklığı balmumunu eritir." İkarus, babasının rehberliğiyle havalanır. İlk başta her şey yolundadır. Ancak gökyüzünün o baş döndürücü özgürlüğü, hız ve güç sarhoşl...
Arkhe: Bir Zihin Günlüğü