Haritaları çizenlerin, sınırları çevirenlerin ve dünyayı mesafelere bölenlerin bir yerleşik düzeni vardır. İnsan zihni, fiziki coğrafyanın bu katı çizgilerine hiçbir zaman sığmamıştır. Atlasların boş bıraktığı, uyduların hiçbir izine rastlamadığı yerlerde; insanlığın ortak hafızasıyla kurulmuş, taştan ve topraktan bağımsız bir başka coğrafya vardır. Bu seride, dünyada karşılığı olmayan ama insan zihninde dünyadan çok daha gerçek bir yer kaplayan bu hayali diyarları inceleyeceğiz.
Bu yolculuğun ilk durağı, kayıp kıtaların en eskisi ve insanın kusursuzluk arzusunun ilk örneği olan Atlantis’tir. Platon’un Timaeus ve Critias diyaloglarında anlattığı o büyük ada, asırlar boyunca okyanusun dibinde batık bir hazine olarak arandı. Oysa Atlantis’in asıl battığı yer okyanusun suları değil, insanların kendi kibri ve bozulan ahlaki dengesidir. Bu masalsı batış, geçmişte kalan o saf döneme duyulan özlemdir. İnsan, içinde yaşadığı dönemin sorunlarından ve adaletsizliğinden bunaldığı her an, tarihin derinliklerine kusursuz bir dönem yerleştirir. Atlantis, o kayıp dönemin adıdır.
Bu arayış yalnızca geçmişe duyulan bir özlemle kalmaz, gelecekte daha iyi bir düzen kurma isteğini de beraberinde getirir. Thomas More’un "Hiçbir Yer" anlamına gelen kelimeden türettiği Ütopya, tam olarak bu düşüncenin ürünüdür. Ütopya, haritada yeri olmayan ama "daha adil ve kusursuz bir düzen nasıl kurulur?" sorusuna verilen bir cevaptır. Ancak buradaki çelişki kelimenin anlamında gizlidir: Ütopya, kelime anlamıyla "hiçbir yerde" demektir. İnsan kusursuzluğu ancak gerçekte var olmayan bir yerde hayal edebilir; çünkü gerçek hayata geçtiğinde bu tür oluşumlar katı bir düzene dönüşür ya da zamanla dağılır.
Atlantis’in sulara gömülen hikayesi ile Ütopya’nın hiçbir yerde olmama durumu aynı kökten beslenir. İnsan, içinde bulunduğu dünyaya tam olarak uyum sağlayamayabilen bir varlıktır. Dünyanın sınırları daraldıkça, zihin kendi kurtarılmış alanlarını yaratmak ister. Atlantis ve Ütopya dürtüsü, insanın bu dünyadaki geçicilik hissinden ve daha iyi bir yaşam kurma arzusundan doğar.

Yorumlar
Yorum Gönder