Ağzımızdan "keşke" çıktığı an, içimizdeki ses anında hükmü verir: Hata yapmıştın, sonuçlarına katlanmalısın. Toplum, hayatı bize dümdüz uzanan, tek bir doğru tabelası olan bir otobandan ibaretmiş gibi öğretir. Yanlış sapağa girdiysen suçlusundur. O yüzden "keşke" denince akla hemen bir pişmanlık, bir suçluluk gelir beynimize saplanır, boğazımız düğümlenir. Oysa hayat ne o kadar düz çizgidir ne de her kararın tek bir doğrusu vardır.
Beynimiz keşke kelimesini duyar duymaz hemen senaryo yazmaya başlar. Bugünkü aklımızı alıp geçmişteki o ana gider ve "bak, orada bunu yapsaydın her şey güllük gülistanlık olacaktı" der. Halbuki o gün o kararı veren biz, o günün yorgunluğu, bilinci, korkuları ya da heyecanlarıyla hareket ediyorduk. O an için verilebilecek en gerçekçi karar oydu. Aradan zaman geçtikten sonra geriye dönüp "keşke" demek, kendi kendimizi mahkemeye verip yargılamaktan başka bir şey değildir.
Üstelik beynimiz bu işi yaparken bize kocaman bir oyun oynar: Seçmediğimiz yolu güzelleştirip gözümüzü kamaştırır. Bugünden bakıp "acaba o yolu seçseydim ne olurdu?" derken, o yolun çıkacak yokuşlarını, çamurunu, fırtınasını ustalıkla siler. Geriye pırıl pırıl, pürüzsüz bir hayal kalır. Bunu bizi üzmek için değil, aslında bugünün sıkıntısından, o anki omzumuzdaki yükten kaçıp sığınalım diye yapar. Bilinmeyenin sonu görünmediği için orayı bildiğimiz en iyi senaryoyla doldururuz; böylece bugünün sorumluluğundan da bir anlık kaçmış oluruz.
Oysa "keşke" her zaman geçmişe saplanıp kalmanın cezası olmak zorunda değildir. Bazen bir "keşke", hata yaptığımızın değil, sadece "acaba diğer patika nasıl bir manzaraya çıkardı?" diye düşündüğümüz masum bir meraktan doğar. İnsanın kendi iç sesini duyması, belki de unuttuğu başka bir yönünü fark etmesidir.
Demem o ki, keşke demek iyidir. Diyeceksiniz ki, "Neden iyi? Keşke demeyecek şekilde yaşamak daha iyi değil mi?" Aslında keşke demeyecek şekilde yaşamak; dümdüz size dayatılanları yaşamak, hiç risk almamak, denememek, öğrenmemek, hayatın size sunduklarını tecrübe etmemek demektir. Oysa "keşke" dediğinizde, bugünkü aklınızla "şöyle yapsaydım belki de böyle olurdu" diyebilmeniz, o tecrübeyi cebinize koyduğunuzun kanıtıdır. O günkü siz, o şartlarda yaşamayı, hayatı deneyimlemeyi ve öğrenmeyi seçmiştiniz.
Mesele hiç keşke dememekte değil; o kelimenin bizi ezmesine izin vermeden, arkasındaki o yaşanmışlıkla gurur duymaktadır.

Yorumlar
Yorum Gönder